Sabah uyandığımda hala uyuyordu,hissettirmeden yataktan ayrıldım ve hemen banyoya yöneldim.Yüzümü yıkayıp kendime geldikten sonra mutfağa gidip ona kahvaltı hazırlamaya başladım.Kaşarlı omleti çok severdi ve ona hazırladığım yatağa servis kahvaltıda başrolü o alacaktı.Güzelce herşeyi hazırlayıp çayı demledikten sonra tepsinin yanlarına güller koyarak yatak odasına götürdüm.Ve onu öpücüklere boğarak uyandırdım.Uzun bir öpüşmeden sonra birbirimize sevgi dolu bakışlar attık.Birbirimizi çok seviyorduk ve bu gün bizim günümüzdü....
demek isterdim ama üstte yazanların bugün yaşadıklarımla uzaktan yakından alakası yok...14 şubatları zaten hiç sevmedim,bu gidişle sevemicem de...Çünkü sevgilisi olanların en çok kasıldıkları ve sap olanların da "gereksiz abi şu 14 şubat" diyip ama için için yandıkları, kalplerin,çikolataların,güllerin fazlaca feda edildiği bir gün....
Peki ben 14 Şubat'a girdiğimizden beri ne yaptım?
Arkadaşlarımın evinde bi kaç arkadaşla batak oynadık...Ortamdaki herkes saptı(sap kelimesi nedense bana sadece 14 şubatta ortaya çıkan bi kavram gibi geliyür)...Facebook'ta arkadaşlarımın ne gibi triplere girebildiğine baktım...Aniden evlenenler oldu,bazıları da durumunu kabul edip üzerinden geyik yaptı...Bizim kız arkadaşlar da içerde kız kıza muhabbet ettiler...Gerçi bunun pek günün anlam ve önemiyle olduğunu sanmıyorum...Sonrasında NBA All-Star yetenek yarışmalarını izlemek için bekledik....Arada dalıp horlamaya başladığım için arkadaşlarımdan tepki de aldım kimi zaman....Ve yetenek yarışmasının galibinin Steve Nash olmasına üzüldüm,bence Deron Williams hak etmişti... Üçlük yarışmasını çok sevdiğim Paul Pierce kazandı(itiraf ediyorum üçlük yarışması kısmında uyudum ama sonuna yetiştim)....Smaç yarışması bence geçenki senelere göre sönük geçti ama DeMar DeRozan adlı bi velet fena şeyler yaptı ama yine Nate Robinson kazandı...Sonra daha fazla dayanamayıp yattık....Uyandığımızda saat 1 filandı...Birisinin gidip kahvaltı için simit,ekmek filan alması lazımdı ve etrafı pek bilmediğimden bu kişi olmadığıma çok sevindim...Arkadaş kahvaltı için eksik olan şeyleri alıp gelince güzel bir kahvaltı çektik ve vedalaşıp arkadaşlarımızdan ayrıldık.... Metrobüstür,tramvaydır derken ablama geldim ve balık ayıkladım....Ellerimi yıkadıktan sonra geldim ve bu yazıyı yazıyorum...Aynı anda karşımdaki televizyonda Umutsuz Ev Kadınları'nın bir bölümü var ve ona bakıyorum....Bugün 14 Şubat 2010 ve sanırım ben biraz fazla umutsuzum....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder